Uykudan Uyanınca Okunacak Zikirler

Uykudan Uyanınca Okunacak Zikirler

(İnne fî halkı’s-semâvâti ve’l-ardı va’htilâfi’l-leyl ve’n-nehâri leâyâtin li-ulî’l-elbâb. Ellezîne yezkurûne’llâhe kıyâmen ve ku’ûden ve alâ cunûbihim ve yetefekkerûne fî halkı’s-semâvâti ve’l-ardı rabbenâ mâ halakte hâzâ bâtılâ sübhâneke feginâ azâbe’n-nâr.Rabbenâ inneke men tudhıli’n-nâre fe-kad ehzeyteh, ve mâ li’z-zâlimîne min ensâr. Rabbenâ innâ semi’nâ münâdiyen yünâdî lil-îmâni en âminû bi-rabbikum fe-âmennâ, rabbenâ fağfir lenâ zunûbenâ ve keffir annâ seyyiâtinâ ve teveffenâ me’al-ebrâr. Rabbenâ ve âtinâ mâ va’attenâ alâ rusulik ve lâ tuhzınâ yevme’l-kıyâme, inneke lâ tuhliful-mîâd. Festecâbe lehum rabbuhum ennî lâ udîu amele âmilin minkum min zekerin ev ünsâ, ba’dukum min ba’d. Fellezîne hâcerû ve uhricû min diyârihim ve ûzû fî sebîlî ve kâtelû ve kutilû leükeffiranne anhum seyyiâtihim ve leüdhilennehum cennâtin tecrî min tahtihel-enhâr sevâben min indillâh, vallâhu indehu husnu’s-sevâb. Lâ yağurrenneke tekallubu’l-lezîne keferû fî’l-bilâd. Metâun kalîl, summe me’vahum cehennem, ve bi’se’l-mihâd. Lâkinillezîne’ttekav rabbehum lehum cennâtün tecrî min tahtihel-enhâr, hâlidîne fîhâ nüzülen min indillâh, ve mâ indallâhi hayrun li’l-ebrâr. Ve inne min ehli’l-kitâbi lemen yu’minu billâhi ve mâ unzile ileykum ve mâ unzile ileyhim hâşiîne lillâhi lâ yeşterûne bi-âyâti’llâhi semenen kalîlâ. Ülâike lehum ecruhum inde rabbihim, innallâhe serîu’l-hisâb. Yâ eyyühel-lezîne âmenûsbirû ve sâbirû ve râbitû vettekullâhe leallekum tüflihûn.) (Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip gitmesinde akıl sahipleri için gerçekten ibretler vardır. Onlar ayakta, oturarak ve yanları üzerine yatarken Allah'ı anarlar ve göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünerek, "Ey Rabbimiz! Sen bunları boşuna yaratmadın. Sen yücesin, bizi ateş azabından koru" derler. "Ey Rabbimiz! Şüphesiz ki Sen, kimi ateşe sokarsan onu rezil rüsva etmişsindir. Zalimlerin hiç yardımcıları yoktur." "Ey Rabbimiz! Şüphesiz biz, 'Rabbinize iman edin' diye imana çağıran bir davetçiyi işittik ve hemen iman ettik. Ey Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi bizden sil ve canımızı iyilerle birlikte al." "Ey Rabbimiz! Peygamberlerin aracılığıyla bize vaad ettiğin şeyi ver ve kıyamet günü bizi rezil rüsva etme. Şüphesiz Sen, verdiğin sözden caymazsın." Rableri onlara şöyle cevap verdi: "Ben, sizden erkek olsun kadın olsun, hiçbir çalışanın yaptığı işi zayi etmeyeceğim. Hepiniz birbirinizdensiniz. Göç edenler, yurtlarından çıkarılanlar, yolumda eziyet görenler, savaşanlar ve öldürülenler var ya; onların kötülüklerini örteceğim ve onları, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacağım. Bu, Allah katından bir mükâfattır. Mükâfatların en güzeli Allah katındadır." İnkâr edenlerin diyar diyar dolaşıp refah içinde yaşamaları sakın seni aldatmasın. Bu, az bir menfaattir; sonra onların varacağı yer cehennemdir. O, ne kötü bir varış yeridir! Fakat Rablerinden sakınanlar için, Allah katından bir ikram olarak, altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. Onlar orada ebedî olarak kalacaklardır. Allah katındaki nimetler iyiler için daha hayırlıdır. Şüphesiz, Kitap Ehli arasında Allah'a, size indirilene ve kendilerine indirilene iman edenler de vardır. Onlar Allah’a karşı derin saygı içinde olup Allah'ın âyetlerini az bir bedel karşılığında satmazlar. İşte onların ödülleri, Rableri katındadır. Şüphesiz Allah, hesabı çabuk görendir. Ey iman edenler! Sabredin, sebat gösterin, düşmana karşı hazırlıklı ve uyanık olun, Allah'tan korkun ki kurtuluşa eresiniz.) [Âl-i İmrân:190-200]

Lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerîke leh, lehü’l-mülkü ve lehü’l-hamdü, ve hüve alâ kulli şey’in kadîr. Sübhânallâh, ve’l-hamdü lillâh, ve lâ ilâhe illallâh, ve’llâhu ekber, ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi’l-aliyyi’l-azîm. Allah’tan başka ilah yoktur, O tektir, O’nun ortağı yoktur. Mülk O’nundur, hamd O’na mahsustur ve O her şeye kadirdir. Allah’ı noksan sıfatlardan tenzih ederim, hamd Allah’a mahsustur, Allah’tan başka ilah yoktur, Allah en büyüktür. Yüce ve azamet sahibi Allah’ın yardımı olmadan ne güç vardır ne de kuvvet.

Elhamdü lillâhi’l-lezî âfânî fî cesedî, ve radde aleyye rûhî, ve ezine lî bi-zikrih. Bedenime afiyet veren, ruhumu bana geri döndüren ve kendisini zikretmeme izin veren Allah’a hamd olsun.

Elhamdü lillâhi’llezî ahyânâ ba‘de mâ emâtenâ ve ileyhi’n-nüşûr. Bizi öldürdükten sonra tekrar dirilten Allah’a hamd olsun. Dönüş ancak O’nadır.