Sabah zikirleri

Sabah zikirleri

Kul e‘ûzu birabbi’n-nâs(ı), meliki’n-nâs(ı), ilâhi’n-nâs(ı), min şerri’l-vesvâsi’l-hannâs(ı), ellezî yüvesvisü fî sudûri’n-nâs(ı), minel-cinneti ve’n-nâs(ı). De ki: "İnsanların Rabbine, insanların Melikine, insanların İlâhına sığınırım, sinsi vesvesecinin şerrinden, o ki insanların göğüslerine vesvese verir, (bu vesveseci) cinlerden de olur, insanlardan da." (Nas:1-6)

Gul e‘ûzu birabbi’l-felak(ı), min şerri mâ halak(ı), ve min şerri ğâsik(in) izâ vekab(â), ve min şerri’n-neffâsâti fî’l-‘ukad(i), ve min şerri hâsid(in) izâ hased(â). De ki: "Felakın Rabbine sığınırım, yarattıklarının şerrinden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden, düğümlere üfleyen büyücülerin şerrinden ve kıskandığı zaman kıskanç kişinin şerrinden." (Felak:1-5)

Allâhumme sallî ve sellim alâ nebiyyinâ Muhammedin. Allah’ım! Peygamberimiz Muhammed (a.s)’a salat ve selam eyle.

Estağfirullâh ve atûbu ileyh. Allah’tan af dilerim ve O’na yönelerek tövbe ederim.

Allâhumme innî es’eluke ilmen nâfi’an, ve rızkan tayyiban, ve amelan mutakabbalan. Allah’ım! Senden faydalı bir ilim, temiz bir rızık ve kabul edilen bir amelin peşindeyim.

Subhânallâhi ve bihamdihe adeda halkihî, ve rıdâ nefsihe, ve zinete arşihî, ve midâde kelimâtihî. Allah’ı tesbih ederim ve O’na hamd ederim, O’nun yarattığı varlıkların sayısı kadar, O’nun rızasına, O’nun Arş’ının ağırlığına ve O’nun kelimelerinin mürekkebinin miktarı kadar.

Lâ ilâhe illâ Allâhu vahdeh, lâ şerîke leh, lehu’l-mulku ve lehu’l-hamdu ve huve alâ kulli şey’in kadîr. Allah’tan başka ilah yoktur, O teksesin, ortağı yoktur. O’nun mülkü vardır, O’na hamd edilir ve O, her şeye kadirdir.

Lâ ilâhe illâ Allâhu vahdeh, lâ şerîke leh, lehu’l-mulku ve lehu’l-hamdu ve huve alâ kulli şey’in kadîr. Allah’tan başka ilah yoktur, O teksesin, ortağı yoktur. O’nun mülkü vardır, O’na hamd edilir ve O, her şeye kadirdir.

Subhânallâhi ve bihamdihe. Allah’ı tesbih ederim, O'na hamd ederim.

Asbahnâ alâ fitreti’l-islâm, ve alâ kelimeti’l-ihlâs, ve alâ dîni nebiyyinâ Muhammedin sallallâhu aleyhi ve sellem, ve alâ milleti ebînâ İbrâhîme hanîfen müslimen ve mâ kâne minel-müşrikîn. Sabaha İslam fıtratı üzere, ihlas kelimesiyle, peygamberimiz Muhammed (s.a.v)’in dini üzere ve babamız İbrahim (a.s)’in hanif müslüman milletine uygun olarak erdik. O, müşriklerden değildi.

Asbahnâ ve asbaha’l-mulku lillâhi rabbil-‘âlemîn. Allâhumme innî es’eluke hayra hâzâl-yevmi: fethahu ve nasrahu ve nûrahu ve berekatehu ve hudâh, ve e’ûzu bike min şerri mâ fîhi ve şerri mâ ba’deh. Sabaha erdik ve mülk, âlemlerin Rabbi Allah’a aittir. Allah’ım! Bugünün hayrını, zaferini, nurunu, bereketini ve hidayetini diliyorum. İçindeki şerden ve sonrasındaki şerden Sana sığınıyorum.

Yâ hayyu yâ kayyûm, bi rahmetike estagîs, aslih li şe’ni kullah, ve lâ tekilnî ilâ nefsî tarfete ayn. Ey Hayy, ey Kayyum! Rahmetinle Sana sığınıyorum. Her işimi düzelt, göz açıp kapayıncaya kadar nefsime bırakma.

Radîtu billâhi rabbâ, ve bil-islâmi dînen, ve bi-Muhammedin sallallâhu aleyhi ve sellem nebiyyen. Allah’ı Rabbim olarak, İslam’ı dinim olarak ve Muhammed (s.a.v)’i peygamberim olarak kabul ettim.

Bismillâhillezî lâ yedurru me’asmihî şey’un fi’l-ardi ve lâ fi’s-semâ’, ve huve’s-semîu’l-alîm. Allah’ın ismiyle! O’nun adı anıldığında yerde ve gökte hiçbir şey zarar veremez. O, hakkıyla işiten ve hakkıyla bilendir.

Allâhumme âlime’l-ğaybi ve’ş-şehâdeh, fâtıra’s-semâvâti ve’l-ard, rabbe kulli şey’in ve melîkeh, eşhedu en lâ ilâhe illâ ent, e’ûzu bike min şerri nefsî ve min şerri’ş-şeytâni ve şirkih, ve en akterife alâ nefsî sû’en ev ecurruhu ilâ muslim. Allah’ım! Gizliyi de aşikârı da bilen, gökleri ve yeri yaratan, her şeyin Rabbi ve Malik’i olan Sensin. Şahitlik ederim ki Senden başka ilah yoktur. Nefsimin şerrinden, şeytanın şerrinden ve onun şirkinden Sana sığınırım. Kendi nefsime kötülük yapmaktan veya bir müslümana kötülük ulaştırmaktan da Sana sığınırım.

Allâhumme innî es’eluke’l-afve ve’l-âfiyete fi’d-dünyâ ve’l-âhire. Allâhumme innî es’eluke’l-afve ve’l-âfiyete fî dînî ve dünyâye ve ehlî ve mâlî. Allâhumme’stur avrâtî ve âmin ravâtî. Allâhummehfaznî min beyni yedeyye ve min halfî ve an yemînî ve an şimâlî ve min fevgî, ve e’ûzu bi-azametike en uğtâle min tahtî. Allah’ım! Dünyada ve ahirette affını ve afiyetini diliyorum. Allah’ım! Dinimde, dünyamda, ailemde ve malımda affını ve afiyetini diliyorum. Allah’ım! Ayıplarımı ört ve korkularımı güvene çevir. Allah’ım! Beni önümden, arkamdan, sağım ve solumdan, üstümden koru. Ayaklarımın altından gelen tehlikeye karşı ise Sen’in azametine sığınırım.

Hasbiyallâhu lâ ilâhe illâ huve, aleyhi tevekkeltu ve huve rabbul-arşil-azîm. Allah bana yeter. O’ndan başka ilah yoktur. O’na tevekkül ettim. O, yüce Arş’ın Rabbidir.

Allâhumme âfinî fî bedenî, Allâhumme âfinî fî sem’î, Allâhumme âfinî fî basarî, lâ ilâhe illâ ente. Allâhumme innî e’ûzu bike minel-kufri ve’l-fakr, ve e’ûzu bike min azâbi’l-kabr, lâ ilâhe illâ ente. Allah’ım! Bedenime afiyet ver, Allah’ım! İşitme duyuma afiyet ver, Allah’ım! Görme duyuma afiyet ver. Senden başka ilah yoktur. Allah’ım! Küfürden ve fakirlikten Sana sığınırım ve kabir azabından da Sana sığınırım. Senden başka ilah yoktur.

Allâhumme mâ asbaha bî min ni’metin ev bi-ahadin min halkike fe minke vahdeke lâ şerîke lek, fe leke’l-hamdu ve leke’ş-şukr. Allah’ım! Bana veya yarattıklarından herhangi birine erişen her nimet, yalnızca Sen’dendir, Sen teksesin, ortağın yoktur. Hamd ve şükür Sana mahsustur.

Allâhumme innî asbahtu uşhiduke ve uşhidu hamelete arşike ve melâiketek ve cemîa halkike, enneke ente Allâhu lâ ilâhe illâ ente vahdeke lâ şerîke lek, ve enne Muhammeden abduke ve rasûluk. Allah’ım! Şüphesiz ki ben sabaha erişirken Seni, Arş'ını taşıyan meleklerini, diğer meleklerini ve tüm mahlûkatını şahit tutarım ki Sen, kendisinden başka ilah olmayan Allah’sın. Sen teksesin, ortağın yoktur ve Muhammed (a.s) Sen’in kulun ve elçindir.

Allâhumme ente rabbî, lâ ilâhe illâ ente, halaktenî ve ene abduke, ve ene alâ ahdike ve va’dike mesteta’tu, e’ûzu bike min şerri mâ sana’tu, ebû’u leke bi-ni’metike aleyye, ve ebû’u bi-zenbî, fağfir lî; fe innehû lâ yağfiru’z-zunûbe illâ ent. Allah’ım! Sen benim Rabbimsin, Senden başka ilah yoktur. Beni Sen yarattın ve ben Sen’in kulunum. Gücüm yettiğince Sen’in ahdine ve vaadine bağlıyım. Yaptığım kötü işlerin şerrinden Sana sığınırım. Bana verdiğin nimetleri itiraf ederim ve günahlarımı da itiraf ederim. Beni bağışla, çünkü günahları ancak Sen bağışlarsın.

Allâhumme bike asbahnâ ve bike emseynâ ve bike nahyâ ve bike nemûtu ve ileyke’n-nuşûr. Allah’ım! Seninle sabaha erdik, Seninle akşama ulaştık, Seninle yaşar, Seninle ölürüz ve dönüş yalnız Sanadır.

Asbahnâ ve asbaha’l-mulku lillâh, ve’l-hamdu lillâh, lâ ilâhe illâllâhu vahdehû lâ şerîke leh, lehul-mulku ve lehul-hamdu ve huve alâ kulli şey’in kadîr. Rabbi es’eluke hayra mâ fî hâzâl-yevmi ve hayra mâ ba’deh, ve e’ûzu bike min şerri mâ fî hâzâl-yevmi ve şerri mâ ba’deh. Rabbi e’ûzu bike mine’l-keseli ve sû’i’l-kiber. Rabbi e’ûzu bike min azâbin fi’n-nâr ve azâbin fi’l-kabr. Sabaha eriştik ve mülk Allah’a aittir. Hamd Allah’a mahsustur. O’ndan başka ilah yoktur, O tektir, O’nun ortağı yoktur. Mülk O’nundur, hamd O’nadır ve O her şeye kadirdir. Rabbim, Senden bu günün ve sonrasının hayrını dilerim. Bu günün ve sonrasının şerrinden Sana sığınırım. Rabbim, tembellikten ve kötü ihtiyarlıktan Sana sığınırım. Rabbim, cehennem azabından ve kabir azabından Sana sığınırım.

Gul huve-llahu ahad. Allahu’s-samed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekun lehu kufuven ahad. De ki: O, Allah birdir. Allah sameddir (her şey O’na muhtaçtır, O ise hiçbir şeye muhtaç değildir). O, doğurmamış ve doğmamıştır. Ve O’na hiçbir denk yoktur.

Allâhu lâ ilâhe illâ hüve’l-hayyü’l-kayyûm. Lâ te’huzuhû sinetün ve lâ nevm. Lehû mâ fi’s-semâvâti ve mâ fi’l-ard. Men zellezî yeşfe‘u ‘indehû illâ bi-iznih. Ya‘lemu mâ beyne eydîhim ve mâ halfehum. Ve lâ yuhîtûne bi-şey’in min ‘ilmihî illâ bimâ şâ’. Vesia kürsiyyuhû’s-semâvâti ve’l-ard. Ve lâ yeûduhû hifzuhumâ ve hüve’l-‘aliyyü’l-‘azîm. "Allah, O'ndan başka hiçbir ilah olmayan, daima diri, her şeyin kayyumu (yöneteni ve koruyanı) olandır. O'nu ne bir uyuklama tutar ne de uyku. Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. İzni olmadan O'nun katında kim şefaat edebilir? O, kullarının önlerinde ve arkalarında olan her şeyi bilir. Onlar ise O'nun ilminden, O'nun dilediğinden başka hiçbir şeyi kavrayamazlar. O’nun kürsüsü gökleri ve yeri kaplamıştır. Onları koruyup gözetmek O'na ağır gelmez. O, yücedir, büyüktür." (Bakara: 255) [Âyete'l-Kürsî]

El-ḥamdu lillâhi vaḥdehû, veṣ-ṣalâtu ve’s-selâmu alâ men lâ nebiyye ba‘dehû. Hamd yalnız Allah’a mahsustur. Ondan sonra hiçbir peygamber gelmeyecek olan Muhammed (a.s)'a salât ve selâm olsun.