Allahümme inni e’ûzü bike min azâbil kabri, ve min azâbi cehennem, ve min fitnetil-muhyâ vel-memât, ve min şerri fitnetil-mesîhi’d-deccâl. Allah’ım, kabir azabından, cehennem azabından, hayat ve ölüm fitnesinden, Deccal’ın fitnesinin şerrinden Sana sığınırım.
Elhamdu lillâhillezî enzale alâ abdihil kitâbe ve lem yec'al lehû 'ivecâ. Kayyimen liyunzira be'sen şedîden min ledunhû ve yubeşşira'l-mu'minînellezîne ya'melûne's-sâlihâti enne lehum ecren hasenâ. Mâkisîne fîhi ebedâ. Ve yunzirellezîne kâlût-tehazallâhu veledâ. Mâ lehum bihî min ilmin ve lâ li-âbâihim, keburat kelimeten tahrucu min efvâhihim in yekûlûne illâ kezibâ. Felaalleke bâhi'un nefseke alâ âsârihim in lem yu'minû bihâzâl-hadîsi esefâ. İnna cealnâ mâ alel-ardı zîneten lehâ li nebluvehum eyyuhum ahsenu amelâ. Ve innâ le câilûne mâ aleyhâ saîden curuzâ. Em hasibte enne ashâbel-kehfi ver-rakîmi kânû min âyâtinâ acebâ. İz evâl-fityetu ilel-kehfi fe kâlû rabbenâ âtinâ min ledunke rahmeten ve heyyi' lenâ min emrinâ reşedâ. (Kehf: 1-10) "Hamd, kendisine hiçbir eğrilik koymadığı kitabı kuluna indiren Allah’a mahsustur. Onu, katından gelecek şiddetli bir azaba karşı uyarması ve güzel işler yapan müminleri müjdelemesi için dosdoğru kılmıştır. Onlar için güzel bir mükâfat vardır. Onlar orada ebedî kalacaklardır. "Allah çocuk edindi" diyenleri de uyarması için indirilmiştir. Bu konuda ne kendilerinin ne de atalarının bir bilgisi vardır. Ağızlarından çıkan söz ne büyük bir iftiradır! Onlar sadece yalan söylüyorlar. Bu söze inanmazlarsa, onların peşinden üzüntüyle kendini helak edeceksin diye neredeyse kendini mahvedeceksin! Biz, yeryüzündeki her şeyi onun süsü yaptık ki, hangisinin daha güzel amel işleyeceğini deneyelim. Şüphesiz, Biz, onun üzerindekileri kupkuru bir toprak hâline getireceğiz. Yoksa mağara arkadaşlarının ve rakîm (levha)'ın, ayetlerimizden şaşılacak şeyler olduğunu mu sandın? Hani o gençler mağaraya sığınmış ve şöyle demişlerdi: "Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver ve işimizde bize doğruyu göster." (Kehf: 1-10)