döndüğünde, bunları söyler ve onlara şu kelimeleri ekler: Dönüyoruz, tövbe ediyoruz, ibadet ediyoruz, Rabbimize hamd ediyoruz.
Allahümme hevvın aleynâ seferenâ hâzâ, ve’tvi annâ bu’dehû, Allahümme ente’s-sâhibu fî sefer, ve’l-halîfe fî’l-ehl, Allahümme innî a’ûzü bike min v’ıhtâi’s-sefer, ve kâabeti’l-manzar, ve sü’ü’l-munkalebi fî’l-mâli ve’l-ehl. Allah’ım, bu yolculuğumuzu bizim için kolaylaştır, mesafesini bizim için kısalt, Allah’ım, yolculukta bizim arkadaşımız Sensin, ailede ise vekilimiz Sensin. Allah’ım, yolculuğun sıkıntılarından, kötü manzaralardan, mal ve ailede kötü dönüşlerden Sana sığınırım.
Allahümme innâ nes’elüke fî seferinâ hâzâ el-birra ve’t-tagvâ, ve mine’l-‘amali mâ terzâ. Allah'ım, bu yolculuğumuzda bizlere hayırlı işler ve takvâ nasip et, razı olduğun amelleri yapmayı nasip et.
Subhânallezî sehhara lanâ hâzâ ve mâ kunnâ lehu mukrînîn. Ve innâ ilâ rabbinâ lamunkalibûn. O'na hamdolsun ki, bunu bizim emrimize verdi; biz buna güç yetiremezdik. Şüphesiz dönüşümüz yalnızca Rabbimizedir.
Allahü Ekber, Allahü Ekber, Allahü Ekber. Allah en büyüktür, Allah en büyüktür, Allah en büyüktür.